| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )
Güncellemeye DevamRSSYorum RSS
Yazılar arşiv 06.2008 Other entries in 2008-06 resimler , videolar

Kendini imha edebilen mailler 

Zaman ayarlı mailler geldi sıcak sıcak..He ya yanlış duymadın ve yanlış da okumadın her neyse yazıldığı gibi zaman ayarlı mailler var artık internet ortamında.Ama bu kadar da abartılacak birşey değil.Neden diye soracak olursanız:öncelikle derim ki;bunlar öle mail olarak gidip sonra da belirttiğiniz zaman aralığından sonra da kendini imha edip ortadan yok olabilecek mailler değil,ben öyle zannediyordum ama değilmiş.Çünkü bu işte önce bir siteye giriyorsunuz daha sonra da ordan mailin zamanını belirtiyor ve göndereni,alıcının mail adresini yazdıktan sonra da mesajı gönderiyorsunuz.İş böyle olunca da sizin mailinizin server'ı girdiğiniz site oluyor. Size gönderen şahsın gönderdiği siteden bir mail geliyor falanca mail adresinden mailiniz var diye ve bir link gösteriyor siz ona tıklıyorsunuz sayfa açıldıktan sonra da mesajı okuyorsunuz yani sie mesaj bir link olarak geliyor(bakınız).Ve zmanlı bir link,belirtilen zamandan sonra link inaktif oluyor.

Bu işi yapabilen sitelerden 10 tanesi;

İngilizce bilenler için daha fazla bilgi...

Yolcudur Abbas Bağlasan durmaz... 

yolculuk_yol_izmir_izmit_efe_tur_

Niye başlık olarak bu cümleyi yazdım bilemiyorum,biraz daha artistik bir başlık yazabilirdim ama gönlümden geçen bu oldu.Neyse ne diyor başlıkta "yolcudur Abbas bağlasan durmaz" mana itibariyle yazan kişi -yani bu şahıs ben oluyorum- bugün İzmir yolcusuyum gece saat 12de EFEtur'un katkılarıyla

En son ara tatilde gitmiştim memlekete yani memleketin havasını almayalı nerdeyse 5 ay olacak(fazla yuvarladım sanki)...İçimde hasretten yana hiçbirşey yok çünkü gurbete alıştık.Sadece burda canım sıkıldı İzmir'e gideyim de biraz tatil yapayım diyorum-büyük bir sebebi de burda arkadaş kalmadı herkes memleketine uçtu gitti.Hal böyleyken yolculuk var anlıyacağınız.Yolculuk 7 saat sürer büyük ihtimal herhangi bir engel çıkmadığı sürece.Geçen seferki yolculuğumda burdan İzmir'e gidişimde gece hiç uyumamıştım sağolsun bir arkadaşla(benim için çok önemli bir şahsiyet kendisi) mesajlaşmıştık yolculuk esnasında ama bu sefer yalnız kalacak gibiyim.Bu sefer yanımda arkadaş da yok mesajlaşacak kimse de bakalım yolculuk nasıl geçecek.Ve 2 haftadır uyuyamıyorum geceleri umarım(inş.) bu yolculuk sırasında uyuyabilirim...Otobüs biletleri de el yakıyor ,mesela benim burdan İzmir'e gitme maliyetim 40ytl,ben sene başında buraya 25ytl'ye gelmiştim ve burdan da gene sene başında 28ytl'ye gitmiştim.Zaman ilerledikçe zam üstüne zam yapıldı,petrol fiyatlarının artması biletin de fiyatını artırdı doğal olarak...(Otobüs firmaları hakkında geniş bilgi için)...

Neyse ben daha duramam buralarda boşuna bağlamayın,ben bu gece saat 12de İzmir'e kaçar... Şimdiden bana hayırlı yolculuklar...

Karamürsel BESYO'da bir gün 

Geçen hafta Karamürsel'e bi arkadaşın yanına gittim evde yapacak birşey bulamadığımdan.Yanlış anlamayın ben İzmitte okuyorum,yani daha memlekete gitmedim.Her neyse gittim elemanın birkaç işi varmış.O onları hallederken ben de onun ev arkadaşlarından bir tanesi olan bir arkadaşın 2 gün sonra "Artistik Jimnastik"ten bütü varmış.Beraber gidelim dedi.Ben zati dünden hazırım hemen yola koyulduk.Yer Kocaeli Üniversitesi Karamürsel Gazanfer Bilge Beden Eğitimi ve Spor Yüksek Okulu.Gittik bu arkadaşın bir tane daha arkadaşı geldi büte beraber hazırlanacaklardı.Bende onları izleyecektim ve arada 2-3 hareket de(bunlar sadece takladan ibaretti) ben sergileyecektim ve yaptık.Onlar Filikfilak(tam olark ismi bumu hatırlamıyorum) yapmaya çalışıyorlardı(türkçesi arka takla).Neyse başladık önce ısındık,ısınma şeklimiz de koşuyoruz koşuyoruz sonra tramblenden atlıyoruz hem keyif hem ısınma.Bir kere de ben denedim Filik filak ı da olmadı ama yaptım sanıyorum,gerçi boynumu incittim eve gittikten sonra farkına vardım.İşte böyle,ama ne diiim Beden Eğitimi Bölümü'nde okuyanlar hem eğleniyor hem de ders görüyorlar valla süper bişeydi.Onlara göre zormuş.

Bir rüyanın sonu 

türkiye_almanya_yarı_final_karşılaşması_uefa_euro_2008

Bu yazıyı yazarken hissettiğim duyguyu kelimelere yansıtmak oldukça zor.Çünkü bu tek yürek olmuş bir milletin sadece bir yüreği ve o yürek şuan öyle bir gururla çarpıyor ki kelimelere sığacak cinsten değil.


Maçın ilk 15 dakikasını izleyemedim.Ama çok güzeldi o esnadaki ortam,evde yaklaşık 15 kişi falandık.Arkadaşlar sinevizyonla TV kartı getirmişler pc(bilgisayar)dan duvara yansıtıp izleyecektik.Evdeki pc’nin küçük bir darbede bozulması(CD reader’ı -çıkmıyordu meğer üstüne vurduğunuzda çıkıyormuş- çıkaralım derken bir darbe de pc kendinden geçti) başka evden pc bulmaya yönlerdidi bizi.Böylece ilk 15 dakika geçmiş oldu.


Türkiye-Almanya yarı final maçı karşılaşmanın haticesi o kadar güzeldi ki bizim için adeta panzerleri pastırma yaptık,lakin netice bizim için hiç de yakışır değildi.Yanlış anlamaya mahal vermeyelim,hemen açıklık getirelim.Şu açıdan yakışır değil skor olarak biz hakketmiştik zaferi.Lakin yenilsekte gururluyuz,çünkü turnuvaya altın yaldızları biz döşedik.

Maçı anlatmaya gerek duymuyorum her zamanki gibi.Her Türk evladı maçı izlemiştir de ondan.Ama sözü edilecek tek bir şey var o da hakemler ne bize karşı adil oynadılar(her zamanki gibi),ne de maçın başında yapılan “Against Racism” bildirisine yakışır hareketler sergilediler.Hakemler yarı finale yakışmadı kısaca.Rıdvan dilmen hakemler hakkında şunları söyledi;"Yan hakem bütün toplarımızı kesti. Bütün ataklarımızın önüne geçti. Senelerdir futbol oynuyorum böyle bir hakem görmedim. Hareketleri hep kastiydi. Böyle bir hakem görmedim, bu hakem futboldan silinmeli. Türkiye'deki hakemlere şükretmeli. Kendi hakemlerimizi eleştiriyoruz ama onlar faul yapınca kart yok, bize gelince ilk gösterilen şey kart. Olacak şey değil!".Ve bu arada orta saha hakeminin mesleği de avukatmış,ya bi de avukat olmasaydı kim bilir daha neler neler olurdu.Evet hakemler gerçekten çok kötüydü.Çünkü biz hücuma kalkıyoruz Alman futbolcular-sanki iskambil kağıtlarından yaptığınız bir kule gibi- küçük bir müdahalede kendilerini yere atıyorlardı ve bu 90 dakika boyunca da devam etti.Burdan anlaşılacak tek ifade bizden aşırı derecede tırsıyorlardı.Ve zaten bizde onları güzel oyunumuzla ezdik.

Ayhan,Semih,Sabri,Hamit ve diğer oyuncularımızın hepsi mükemmel oynadı.Ama benim gözüme çarpan Hamit ve Sabri oldu.Çünkü Hamit her topu alışında Alman milli takımı oyuncuları korkuyorlardı.Sabri’nin de P.Lahm’a yedirdiği 2 hareket çok mükemmeldi.1.si sağdan attı soldan geçti,2.si de aynı bu şekildeydi ama bunun sonunu süsleyen Semih oldu.Sabri’nin o hareketinden sonraki açtığı ortağı büyük bir ustalıkla Lehmann’ın önünden küçük bir dokunuşla topun ağlarla buluşmasını sağladı.Zati Lehmann her pozisyonumuzda kendi defansına bağırıyordu.Hele o ilk başlardaki Kazım’ın direkten dönen şutu…Ve Hamit’in falsolu vuruşu.

Dünya basını Almanların finale çıkmasından çok bizim turnuvadaki başarımızı konuştu ve manşetlerde bizim başarımız vurgulandı(bakınız).

UEFA ise Türk milli takım teknik direktörü Fatih Terim’i yerler göklere sığdıramadı.Terim için “usta taktikçi” yorumu yapıldı.UEFA’nın yayın organındaki haberde ''Terim'in sakat ve cezalı oyunculardan muzdarip takımı, muhteşem yarı finalde bu güzel oyunun hala sihir ve gizem dolu olduğunu gösterdi'' denildi. Terim'in, ''usta taktikçi'' olduğu ifade edilen haberde, ''Günümüzün en iyi taktikçisi, elindeki malzemeyi iyi karıştırabilen bir simyacı olsa gerek'' sözleri yer aldı. Haberde ayrıca, ''Terim, derme çatma bir ekiple birlik ruhu yüksek bir takım oluşturdu. Almanya'nın yeni  4-2-3-1 sistemine, dinamik kanatlar Uğur Boral ve Kazım Kazım ile karşılık verdi. Bu arada, Almanya'nın tılsımı Michael Ballack da örnek orta saha oyuncusu Mehmet Aurelio'da kendi gölgesini gördü'' denildi.

Her şey güzeldi dün için.Lakin maç sırasında aTV de bağlantının kopması(aTV’den kaynaklanan bir durum değildi) maç sunucusunun radyodaki gibi maç anlatımı yapmasına sebep oldu.Yorumcular denmişken aTV’deki yorumculardan birinin yaptığı yorumlar güldürdü.M.Aurelio’ya yaptığı başarılı hamlelerden ötürü “her eve lazım” ,Klose için bir korner vuruşunda “Klose’ye dikkat etmeli,tilki gibi adam ne yapar ne eder gider topla buluşur” ve de yan hakem için ofsayt çok olduğu için “kolu kopacak bayrak kaldırmasından dolayı” dedi.

Ama en güzeli taraftarlar arasındaki görüntüler görmeye değerdi...Her iki ülkenin taraftarını da alkışlamak gerekir bu davranışlarından ötürü.


Maçın geniş özeti izle,Uğur Boral'ın golü izle,Semih Şentürk'ün golü izle


                                  Teşekkürler Türkiyem

Tüm Dünya'nın gözü bu maçta;Türkiye-Almanya yarı final karşılaşması 

türkiye_almanya_euro_2008_yarı_final_maçı

İlk maçtan bu yana bayağı zaman geçti.Portekiz,İsviçre,Çek Cumhuriyeti,Hırvatistan derken hep birlikte tek yürek olarak yarı finale kadar gelmeyi bildik.İlk maçımız Portekizleydi ve o da yenilgiyle sonuçlanmıştı.Daha sonraki maçlarda son dakikalarda tek yürek olarak almayı başardık,her ne kadar zafer bize uzak görünse,dünya basını rakiplerimizi daha avantajlı gösterse de.Ama gün geldi ve şimdi yarı finaldeyiz.Rakibimiz Almanya.Biz buralara kadar gelmeyi başardık Rabbim'in izniyle inş. finale çıkmayı da başaracağız.Ve bu takıma bu tek yürek olan milletimize final yakışır.

UEFA'nın unutulmazlar listesine oynadığımız futbol ve kazandığımız zaferlerle eklendik.Çek maçı mı söylenir,Hırvat maçı mı söylenecek tek laf var o da bunların sonunda zaferin ve bir milletin yüreğinin olduğudur.Dünya bizim oyunumuzu ve bizim çoşkumuzu konuşuyor,tabii konuşacaklar biz Türk'üz sesimizi daha çok duyacaklar.

Milli takım sponsorları her şekilde desteklerini gösterse,milletimiz dualarıyla destek olsa da bizim internet alemimizde de destek her türlü devam ediyor.Daha bugün forum TR'ye girdiğim de karşıma çıkan ilk şey Milli takım taraftarı resmi ve arka fonda çalan İstiklal Marşı,Ülker milli takım sponsoru "Hep Seninleyiz" parçası,Turkcell'in de "İşte Bizim Takım" parçası vardı.

HAYDİ TÜRKİYEM BİZE FİNAL YAKIŞIR....

Zihin okuyucu 

zihin_okuyucu_matematik_

Bu konuyu yaklaşık 1 ay önce yazacaktım fakat yazmama kararı almışken fikrimi değiştirdim ve yazayım dedim(aslında şimdi yazma sebebim yazacak birşey bulamamam)."Zihin okuyucu" bir program ama çok güzel düşünülmüş bir program ne kadar basit bir matematiğe sahip olsa da.Az çok zekayla alakalı programlarla ilgilenenler eminim ki en kısa zamanda çözecektir nasıl bir mantığa sahip olduğunu.Sadece deneyin ve talimatlara uyun.Zihin okuyucunun genel görünüşü yan tarafta ve denemek isteyenler buradan bakabilir.Çözdüğünüz zaman "bumuydu?" diyeceksiniz eminim....Ve çözen arkadaşlar çözümünü yorumla birlikte paylaşabilirler...ve matematikle uğraşmayı sevenlerle irtibata geçmek isterim

21 "Winner Winner Chicken in Dinner" 

21_trailer_kevin_spacy_jim_strugess_sinema
Bu filmi daha önce yazacaktım ama dedim bu sefer önce izleyeyimde sonra yazayım.Ve bunu yapıyorum da şu an için.Filmin konusu Las Vegas ve Dahi Öğrenciler den oluşuyor.M. I. T.(Massachusets Teknoloji Enstitüsü) de öğrenci olan Ben Campbell (Jim Sturgess) Harward Tıp Fakültesine kabul edilmiştir.Fakat okuması için yüksek miktarda paraya ihtiyacı vardır.Bu bir taraftan konfeksiyonda çalışmakta bir yandan da arkadaşlarıyla 209 denilen bir bilim yarışmasına yaptıkları robotla hazırlanmaktadır.Neyse gün gelir Micky Rosa (Kevin Spacey) yani Ben'in matematik öğretmeni bu elemanın sayılarla olan dahiliğinin farkına varır ve onu da Las Vegas'ta oynanan 21 oyunu için gruba alır.İlk başlarda iyi oynarlar ve iyi kazanırlar.Ben Boston'da başka bir insan olmakta Las Vegas'ta başka insan olmaktadır.Boston'da normal Vegas'ta zengin eleman olarak devam eder.Bu esnalarda gruptaki Jill yani M.I.T'nin en çekici kızını kapar yani arkadaş olurlar.Gel zaman git zaman her mükemmelin şeyin bir sonucu vardır.Ve buda bir gün en iyi arkadaşlarıyla arasının bozulmasına neden olur ve 209 bilim yarışmasından çekilir.Ben'in daha sonra aklı karışır ve bir oyunda 200.000$ kaybeder ve önderleri Micky herşeyi bitirir.Bundan sonra bir daha oyun yoktur.Ve kaybettiği parayı da Ben den istemektedir.Ben kendine güvenmektedir ve arkadaşlarını Micky olmadan da başarabilecekleri konusunda ikna eder.Vegas aleminde siması mimlenen Ben son şans olarak bir oyun daha dener fakat Cole Williams(Laurence Fishburne) tarafından yakalanır ve güzel bir dayak yedikten sonra bir anlaşma yaparlar....Sonrasını izleyinde görün.Başlıkta yazan şeyin anlamı,21 oyununda yıllar önce Çinli bir adamın 21 oyun sistemini çözdüğünü ve kartları matematiksel zekayla sayıp ona göre oynadıktan sonra kazandığı her elden sonra söyler miş "winner winner chicken in dinner"...Tarafımdan izlenildi ve "good" onayı verildi.

Wanted(2008) --- "Choose Your Destiny" 

wanted_angelina_jolie_james_mcavoy_morgan_freeman_trailer_hollywood_sinema_vizyondakiler
Beyaz perdeye yansıyan Spiderman,X-men,Hulk,Batman vb. çizgi romanlardan sonra şimdi sırada Mark Millar'in eserinden "WANTED" 27 Haziran'da gösterime girecek.Başrollerini Tomb Raider ve Mr. and Mrs. Smith'den tanıdığımız Angellina Jolie,İskoçyanın Son Kralı'ndan tanıdığımız James Mcavoy ve Hollywood'un yaşlı emektarı Morgan Freeman paylaşıyor,yönetmenliğini de Timur Bekmambetov(Rus yönetmen) yaptı.Başroldeki şahıslardan anlaşılacağı gibi izlenmeye değer türden bir film.Hele Angelina Jolie'nin olması filmin izlenmesi konusunda büyük bir avantaj söz konusu,benim gibi herkes onu iyi bilir her açıdan.Bu film için tabii ki de bazı çalışmalar yapılmış.Mesela J.Mcavoy filmdeki aksiyon sahneleri için 2007 yılının Şubat ayından beri büyük bir eğitim sürecine tabi tutulmuş.Çekimlerin bir kısmı Çek Cumhuriyeti'nde bir kısmı da Chicago'da yapılmış.Filmin çizgi roman eserini birebir yansıtmayacağı belirtildi.Film suikastçilerle dolu.Babası öldürülen Wesley Gibson(J.Mcavoy),babasının bir suikastçi olduğunu öğrenir ve babasını öldüren kişilerden intikamını almak için bu alemde tescilli ve babasının ortağı olan Sloan(M.Freeman)'dan eğitim almaya başlar.Konusu bizim Malkoçoğlu'nu hatırlatıyor.Babası ölür o da gider öcünü almak için eğitime başlar sonra falan filan işte.Film fragman gözüyle ele alındığında kessin izlencekler arasına girer başlangıçta dediğim gibi başrol oyuncusu da izlettirtir...Aksiyon sahneleri göz kamaştırıcı,geldiğinde kesin gidiyorum(tabi ki inş.).
Wanted(2008) web sitesi
Wanted Trailer

Kardiyak Türkler'in sıradaki hedefi Panzerler 

semih_şentürk_hırvatistan_türkiye_maçı_merminin_sahibi

Dakika 119 yer Viyana,Hırvatlar Klasnic'in golüyle büyük bir çoşkuyla haykırışlarda.Tam bu sırada da milli takımımız çaresizliğe bürünmüş,onlar sahada üzülürken onların üzüntüsünü kilometrelerce uzakta paylaşan Türk halkı ki bunlar o golden sonra tv'nin başından çekilmişler ve çaresizliğe tam sözler saydıracakken Kardiyak Türk milli takımı oyuncuları Türk halkına büyük bir sürpriz yapıyor "şaka" der gibi.Dakika 120 şakanın sahibi Semih'in sol ayağından çıkan volkan parçası filelerin tozunu alıyor.Daha sonrasını biliyorsunuz zati penaltılar ve sonuçta yarı final...Maçı anlatmaya gerek yok herkes izlemiştir.Sadece yorum yapsak yeter.Sizi gerçek haberlerden haberdar etmek istiyorum.Bildiğiniz gibi sahada 11 kişiye karşı 12 kişi oynadık.Nasıl demeyin,açıklayayım;hakem Roberto Rosetti Hırvat milli takımının 12. oyuncusuydu(zati Hırvat basını bundan söz etmişti de).İtalyan hakemin annesi Hırvat asıllı olmasından dolayı böyle bir söylenti çıkmıştı.Sanki gerçekleşmişti de çünkü kartlar hep bize renk veriyordu,onların yaptığı hiçbir harekete kartı renklendirmiyordu.Kısaca kart konusunda bize karşı çok cömertti,hiç esirgemedi.Maçın sonunda son penaltıyı kullanan Mladen Petric'e kucak açan R.Rosetti oldu(bakınız).Şimdi gelelim Hırvat çalıştırıcı Slaven Bilic'e.Genç teknik adam böyle bir yenilginin hayatında yaşadığı tek olay olduğunu söyledi.Ayrıca Hırvat çalıştırıcı "Türkler'e son dakikada gol atmak bile sizi kurtaramayabiliyor,son kurbanları biz olduk.Daha sonra böyle bir şey yaşar mıyım bilmiyorum ama önümde uzun bir yol olduğunu söyleyebilirimAncak sanırım bu tek olacak. Maçın öncesinde yaşadığım korkuların hepsi başıma geldi. Ama ben yine de iki takımı da kutluyorum. çok iyi bir oyun oldu. Penaltılar hep kumardır, bugün kaybeden biz olduk. Ama ben böyle maç görmedim, bu adamlar atmak için yemeyi bekliyor" dedi.Ve ayrıca da Semih için "Futbol işte bu yüzden çok seviliyor. Herife bak (Semih için söylüyor) ne gol attı be!" şeklinde yorum yaptı.Ona en güzel cevabı Semih vermiş olmuştu.Her neyse hayatımda yaşadığım en güzel olaylardan biriydi.Çek maçı ve Hırvat maçı.Herşeyden öte bu Türk halkının imanlı yüreği oldukça Euro 2008 de Dünya Kupası da vız gelir tırıs gider.(bu arada Kardiyak kalp krizi geçirten demek).

Konuyla alakalı bazı bağlantılar;

Lise yıllarımın vazgeçilmez parçası;Tiziano Ferro - Perdono 

Her kesimden insanın hayatının bazı safhalarında bazı müzikler yer edinmiştir.Bazen sevdasının hükmüne esir olmuş parçalar,bazen de ansızın yaşadığı olay anında duyduğu bir parça ya da unutulmaz anlardan birini geçiren bir kişinin o esnada dinlediği bir parça...Evet bu bahsettiklerimden bir tanesi bende mevcut ve o da lise yıllarımda arkadaşlarımla C.S.(Counter Strike) oynarken ana masadan son ses basla birlikte dinlediğimiz Tiziano Ferro'nun Perdono parçasıydı.O günler benim için müthiş ve paha biçilemez günlerdi.Hiçbirşeye değişilmeyecek türdendi yani.Bu parçayı her dinlediğimde aklıma o zamanki lise yıllarım gelir.Hey gidi günler demekten kendimi alamıyorum...Bunun gibi bende anılar bırakan bir sürü müzik var,saysam buraya sığmazlar(bu sene beni en çok etkileyen ve derin yaralar bırakan AYNA grubunun parçaları oldu)...Ben de ne yazayım ne yazayım diye düşünürken aklıma bu geldi ve Perdono'yu sizle paylaşmak istedim...
Tiziano Ferro - Perdono