| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )
Güncellemeye DevamRSSYorum RSS
Yazılar arşiv 07.2008 Other entries in 2008-07 resimler , videolar

Kara Şövalye - "Dark Knight" - "Batman 3"  

dark_knight_kara_şövalye_sinema_vizyondakiler "Öncelikle bu film benim gideceğim filmlerin listesinde ilk sıralarda".Hollywood film yapımında efekt kullanmada çizmeyi git gide aşmaya devam ediyor.Adamlar yapıyor demekten kendimi alamıyorum artık.Bilirsiniz Matrix'le başlayan görsel efekt şöleni Yüzüklerin Efendisi , Spiderman , menX-,..... Hellboy......Transformers , Jumper , B.C. 10000 , The İncredible Hulk , Wanted , Hancock ile devam etti ve şimdi de vizyonda Dark Knight(Batman)....Şölenlere devam etsinlerde biz de film görelim beeee.Her neyse her ne kadar görsel şölen olarak da Hollywood bizlere hizmet verse de bildiğiniz üzere Hollywood'un beyaz perde kaynağı son zamanlarda romanlar oldu ve devam edecek gibi de.Çocukluğumdan beri sevmediğim bi kahraman olan Gotham şehrinin efsanevi koruyucusu olan Batman,Dark Knight ismiyle Batman Begins'in devamı olarak 25 Temmuz'da vizyona girecek.Dedim ya çocukluğumdan beri sevmiyorum ama ne diyeyim adamlar öyle bi film yapıolar ki gel de sevme keratayı ABD'de gösterime girmesinden sonra büyük bi hasılat yaptı.Ve filmin yapımcı şirketi olan Warner Bros. Batman'in bu son seri filminin 155.5 milyon dolarla en iyi haftasonu açılışını yapan film rekorunu kırdığını bildirdi(yapımcılar filmin maliyetini daha ilk haftadan kaldırmış oldular-filmin maliyeti 185 milyon dolarcık).Geçen cuma gösterime giren "Kara Şövalye(Dark Knight)" aynı günde 66.4 milyon dolar hasılat yaaprak bi rekora da imza atmış oldu.Geçen sene en iyi haftasonu açılış rekoru Spiderman 3'e aitti.Rekorlara imza atan "Kara Şövalye"nin yönetmeni Christopher Nolan ve başrol oyuncusu yani Batman karekteri de Batman Begins'den ve Prestij'den(ki C.Nolan'da bu filmde yönetmendi) tanıdığımız Christian Bale.Bu arada filmin rekorlarını göremeyen isim ise Joker karekterini başarılı bir şekilde canlandıran Heath Ledger(28 yaşında olan ünlü aktör uyuşturucu yüzünden filmin rekorlarını göremedi).Filmde Morgan Freeman ve Michael Caine de rol alıyor ayrıca.

Filmin konusu;Batman bu kez Gotham'daki suça karşı savaşını Teğmen Jim Gordon ve Bölge Savcısı Harvey Dent'in yardımlarıyla daha da ileri götürüyor.Ve hepsini temizlemeye başlıyor.Fakat öncelerde de Gotham halkına büyük bi korku salan Joker çetesiyle birlikte şehirde gösteri yapmaya devam eder ve ortalık bu ikili arasında kızışmaktadır.

Filmin websitesi 

Filmin imdb'si

Filmin Fragmanı


The Dark Knight - Trailer 3 - HD

Üniversiteler kaliteli öğrenci avında :) 

üniversite_adayları_için_üniversite_vaatleri_öss_üniversiteler Bugün haberlere göz atıyordum ve "tercih zamanı" başlığı altında vakıf üniversitelerinin cazip koşulları söyleniyordu.Önceki senelerde vakıf üniversiteleri vaatlerde ön sıralarda yer alıyordu fakat bu sene bu yarışa devlet üniversiteleri de girmiş bulunmakta.Uçak bileti,kitap bursu,aylık 1milyardan 2milyara kadar olan burslar,başarı bursları,tek kişilik yurt odası,ulaşım bursu,diz üstü bilgisayar(ki artık bu vaatlerde eskiyen cinsten),kira yardımı,yurt dışında staj imkanı,ABD'de ve Avrupa'da yabancı dil eğitim kursları ve daha fazlası...Tüm bu koşullar kaliteli en başarılı öğrenciyi üniversitesine kazandırabilmek için verilmiş vaatler....Ve işte belli başlı bi kaç üniversitenin vaatleri;

  • ODTÜ : İlk 3'e lap top,9 ay boyunca ayda 350 YTL burs, 400 ile 800 YTL arasında değişen harç muafiyeti(geniş kapsamlı bknz).
  • İTÜ : İlk üçün dışında SAY-2 puanında ilk 500'e girenlere uluslar arası değişim programı Erasmus kapsamında uçak masrafları dahil en az bir dönem yurtdışında eğitim imkânı.
  • BOĞAZİÇİ: SAY- 2, EA- 2, SÖZ- 2 ve DİL puan türlerinde ilk beş içinde yer alanlara yıllık 2 bin 250 YTL "Başarı Ödülü".
  • EGE: Tüm puanlarda ilk üçe girenlerin modern yurtlarda kahvaltı dahil öğrenimleri boyunca ücretsiz konaklama.
  • İZMİR EKONOMİ: Dizüstü bilgisayar, burslu kazanan öğrencilere yurtta ücretsiz konaklama.
  • BAHÇEŞEHİR: İlk 100'e girenlere ücretsiz öğrenim ve 500 YTL burs, 101-500'e girenlere 400 YTL aylık burs, 501-1000'e girenlere 300 YTL burs.
  • FATİH: Ücretsiz öğrenim ve ilk 100'e girenlere aylık 900 YTL burs olanağı.
  • SABANCI: İlk üçe girenlerin üstün başarı bursu kontenjanından üniversiteye giren öğrenciler öğrenim ücretinin tümünden ya da 3/2'sinden ve 500 YTL teknoloji kullanım ücretinden muafiyet.
  • KOÇ: İlk 100 içinden gelenler için "Özel Başarı Bursu" kazananlara 9 ay 385 YTL, yurtta ücretsiz konaklama ya da yurtta kalmak istemeyenlere kira yardımı, ders kitapları giderleri, bir defalık 1.500 YTL'lik başarı ödülü.
  • MARMARA: İlk üçe girenlere uçak, konaklama gibi tüm ücretlerini karşılayarak, tercihlerine göre yurtdışı ya da yurtiçinde dil kursu ve yine yurtdışında staj.

Kısacası merak ettiğiniz üniversitenin websitesine bu konularla ilgili bi göz atınız.

Alışılmışlığın ötesinde bir süper kahraman;Hancock 

hancock_trailer_pictures_will_smith 
Sinema kategorisinde yazılarımda ilk defa tabuları yıktım,şimdiye kadar filmi izlemeden önce filmi tanıtır ve sonra izlerdim.İlk defa bu gerçekleşmedi ve böylesi sanki daha bi heyecan verici oluyor.Neyse bugün lise yıllarından bi arkadaşla metroyla(ki otobüsten hem hızlı hem de ekonomik) İzmir-Çankaya'ya doğru gittik.Ne ihtiyacımız vardıysa giderdik daha sonra Orkide alış-veriş merkezinde "Hancock"a gittik.Filmi saat 18 ila 20 arasında izledim ve şuan saat 22:11 film hakkında yazı yazıyorum.Ne desem bilemiyorum "mutlaka ve mutlaka ve mutlaka yani kesinlikle gidin".Filmin konusu alışılmış süper kahramanların ötesinde bir içerik sunuyor size.Neyse ben konunun içeriği hakkında biraz bilgi vereyim de;filmin baş kahramanı olan John Hancock(Will Smith) her haliyle çevresindeki insanları(halkı) umursamayan fakat onları her türlü tehlikeden korumaya çalışan bir kahraman ama tam bi serseri kahraman.Uçarken çevresindeki nesnelere önem vermez her türlü maddi hasarı vermekten ötürü hoşnutmuş gibi kafasının istediğini yapar.Kirli sakal,elinde devamlı bir şarap şişesi ayık gezdiği zaman nerdeyse yok denecek cinsten bir tip.Uçuşa kalkışta ve inişte asfalt ağlaya ağlaya çatlar,parçalanır resmen.Bi diğer karekter olan Ray(Jason Bateman) halkla ilişkiler uzmanıdır.Ve bi gün iş dönüşü tren raylarının tam üzerinde kalır arkaya gidecek yer yok,öne gicek yer de yok.Çalışır çabalar olmaz kemer sıkışır(klasik kaza olacak yani).Derken Hancock ansızın belirir ve Ray'ın arabasını tuttuğu gibi havaya fırlatır ve Ray'ın aracı diğer aracın üzerine düşer.Ve Hancock o sırada da gelen trene omuz attığı gibi trenin içine göçer.Tabi ki arkadaki vagonlarda bir bir üst üste yığılırlar.Çevredeki kişiler bu sorumsuzca harekete karşı tepkili olurlar ve laf atmaya başlarlar.Ray ise durumun farkında olduğundan dolayı ortalığı yumuşatmak için önemli olanın kendisinin zarar görmediğini belirterek orta yolu buldurur.Ve Hancock'a halkla arasının nasıl düzeltebileceği konusunda yardımcı olmaya çalışır,işi ya o bakımdan.Neyse gel zaman git zaman savcı Hancock'a dava açar ve Ray de tam zamanı olduğunu anlar ve Hancock'a teslim olup hapishaneye girmesini söyler ve öyle yapar.Bu hareketin gerçek ifadesi Hancock içerdeyken suç oranları artacak ve Hancock'tan yardım isteyecektir halk.Hancock ve Ray de halkın istediği bir tipte kahraman verecektir.Hancock içerdeyken daha ilk günden tatsız hadiselere sebep olur(kendisinin istemediği şekilde gerçekleşir klasik hapishane ortamı).Gün gelir soygun olur ve emniyet müdürü Hancock'u arar ve artık normal bi insan vaziyetine bürünmüş olan Hancock(sakalını kesmiş ve Ray'in verdiği kostümü giymiştir) duruma el atar ve günü kurtarır.Burada tam ben;film bitti,keşke gelmeseydik,çok kısaymış diyecektim ki laf bogazımda tıkalı kaldı.Ray'in karısı olan Mary(Charlize Theron) ile Hancock'un bi geçmişi vardır.Yani bunların 2si de süper güçleri olan iki kahraman.Filmdeki mitolojiye göre bunlar birbirleri için yaratılmış her ne olursa olsun birbirlerini hissediyorlar ve birbirlerine yaklaştıkça da insanlaşıyorlar yani süper güçleri yok oluyor.Hancock ila Mary yıllar yıllar önce hep berabermiş siz diyin M.Ö. ben diyeyim M.S. her durumda da Hancock Mary'i her türlü zor durumda korumuş ve hayatta kalmasına yardımcı olmuştur.Geçmişte Hancock bi çatışmada kafasından yara alır ve hafıza kaybı geçirir ve Mary'i unutur.Mary hastaneye vardığında Hancock onu tanımaz ve Mary oradan uzaklara gider.Bu olaylar 80 sene öncesinde gerçekleşir.Hancock ve Mary'nin karşılaşmasından Hancock hiçbi şekilde etkilenmezken Mary de tuhaf davranışlar vardı hemencik konuyu kavrıyabiliyorsunuz anlıcağınız.Filmin sonunda Hancock bi market soygununda silah yarası alır ve hastaneye kaldırılır(Mary'ye yakın ya ondan dolayı).Mary,Ray hastaneye gelir.Ve bu aşamada da Hancock'un hapishaneden çıkmasına neden olan banka soygunu yapan elemanlar ve hapishanedeki bikaç tatsız olayın zedeleri birleşir ve hapishaneden kaçarlar.Tabi ki nereye geliyorlar,hastaneye ki Hancock'dan öç alacaklar akıllarınca.Hastanede çatışma sırasında Mary karnından yaralanır ve ölmek için dakikalar saymaktadır.Hancock her acı hissettiğinde o da hissetmektedir.Derken Hancock ortalığı temizler ve (burası benim en çok sevdiğim bi sahneydi,arka fondaki müzik dehşetti,10 numara sahneydi yani) sırf Mary yaşama dönsün diye kalkar(yaralı yaralı) camdan aşağı atlar ve var gücüyle uzaklaşmaya çalışır.Film mutlu sonla bitiyor Hancock bi süper kahraman olarak ve Mary de Ray ile birlikte mutlu aile yaşamına devam ediyor.Ha unutmadan J.Hancock'un Ray'e yaptığı sürpriz vardı.Filmin başında Ray bi tane toplantıya katılıyor ve sağlıkla alakalı yararlı bi logoyu tanıtıyor fakat girdiği her toplantıdan eli boş dönüyordu.Hancock ona jest yapıyor adeta;Ray'in logosunu Ay'a çiziyor.
Dostlar film böyleydi.Film bence 10 numaraydı her dakikasına değmiş bulunmakta.Gerek drama sahneleri,gerekse bilim-kurgu,gerekse de görsel efektlerle dolu sahneleriyle.Will Smith'in ve Charlize Theron(Hollywood afeti kendisi zaten)'un  performansı oldukça etkili,Hollywood bu film yapma işini gerçekten biliyor kısacası.Gitmeyen ya da gitmek isteyenlere duyurulur;mutlaka gidiniz....
fragmanı izle(tıkla)
hancock trailer

Bir de bununla tanışın;V-Star 

v-star_uav_abd_usa_rolls_royce_250 

Askeri alanda şuana kadar öne çıkmış araçlardan bir tanesi de insansız uçabilen uçaklar,herkes biliyordur.Bu seferki icat UAV(insansız hava aracı)lerle aynı tipte ama bu biraz daha farklı,nasıl mı,şöyle düşünün Hummer'ın insansız uçan uçak tipi.Bu alet 180kg yükü 530 km'lik hızla 1000km mesafeye kadar götürebiliyor ve pilotsuz bir şekilde.Aletin adı V-star.ABD askeri donanım şirketlerinden biri olan Frontline Aerospace'in ürünü olan V-Star'dan bahsediyorum.Bu eleman öncülük yapıyor ve ileri mevki hakkında ön bilgi sunuyor.Ayrıca sıkışık durumda olan askeri time techizat yardımında bulunmayı da bi hayli kolay duruma getirmiş oluyor.Bakalım daha neler göreceğiz neler...

uluslar arası nasrettin hoca festivali 

Uluslararası Nasreddin Hoca Festivali
Atatürk Kültür Merkezi'nce, Akşehir Kaymakamlığı ve Akşehir Belediyesi işbirliğiyle,"21.Yüzyılı Nasreddin Hoca ile Anlamak" konulu Uluslararası Sempozyum, 8-9 Mayıs 2008 tarihinde Akşehir'de yapılacak.
Nasreddin Hoca'nın doğumunun 800. yılı dolayısıyla düzenlenecek olan bu uluslararası sempozyumda; kültürümüzün evrensel bir öğesi olan Türk-İslam Dünyası'nın gülen yüzü Nasreddin Hoca fıkralarının, disiplinler arası bir yaklaşımla ele alınması, özellikle bu fıkraların Türk insanıyla özdeşleşen ve insanlığın gerçekleriyle kesişen evrensel boyutu ve bunun sosyal ve fikri temeller üzerinde durularak, 21.yüzyılda Nasreddin Hoca ve fıkralarının ele alınması amaçlanıyor.
Düzenleme Kurulu'nda; Prof.Dr.Osman Horata (AKM Başkanı), Dr.Gülin Öğüt-Eker (Hacettepe Üniversitesi), Prof.Dr. Ali Berat Alptekin (Selçuk Üniversitesi), Dr. Alev Kâhya-Birgül (Atatürk Kültür Merkezi), Prof. Dr.İsmail Hüseyinoğlu (Azerbaycan İlimler Akademisi), Prof.Dr.Öcal Oğuz (Gazi Üniversitesi), Prof.Dr.Sevim Piliçkova (Makedonya), Prof.Dr.Saim Sakaoğlu (Selçuk Üniversitesi), Prof.Dr.Fikret Türkmen'in (Ege Üniversitesi) yer aldığı sempozyumda; yeni bilgi ve yorumlar içeren, özgün, bilimsel çalışmalara yer verilecek ve sempozyum dili Türkçe olacak.
Uluslararası Nasreddin Hoca Sempozyumu'na katılacak Ülkeler ve Bilim Adamları listesini görmek için tıkla

türk polisinde bir ilk:PDA kullanımı 

hp-ipaq-210-pda-BlackBerry_8700_Smartphone_-_Cep_Bilgisayari_(PDA)_türk_polisi_teşkilatı_ergenekon_soruşturması_pda_kullanımı Türk Polisi Teşkilatı ilklere imza atmaya devam ediyor.Şuana kadar gizli operasyonların "sarı zarf"la bildirilip harekete geçildiği çok önemli soruşturmalarda sarı zarfların yerini Ergenekon Soruşturması'nda PDA(avuç içi bilgisayar)lar aldı.Eskiden zarı zarf kullanımında güvenlik sorunu yaşanıyor veya yaşanmıştı ki Polis Teşkilatı böyle bir güvenli kullanım şekline geçiş yaptı.PDA'larla operasyon hakkında geniş çaplı bir şekilde bilgilendirilen polisler edindikleri bilgiyle Ergenekon Soruşturması'na el attılar.Hacker'ların saldırısından da korunma özellikli PDA'lar dünyada PDA kullanan ilk Polis Teşkilatı olmamızı sağladı...Şuan sadece İstanbul Teşkilatı'nın kullandığı PDA'lar yakın zamanda tüm yurttaki polislerin elinde olacak...

biyonik göz 

bionic-eye_biyonik_göz_göz_bionic_eye

"Terminatör","Robocop" ve "Evrenin Askerleri" gibi bilim-kurgu filmlerine konu olmuş bir çok bilimsel imge var herkesin bildiği gibi.Mesela laser,biyonik göz,akışkan adam(hani Terminatör deki eleman var ya o) ve daha birçok ifade.Bunlardan birisi gerçek oldu,Ne mi?BİYONİK GÖZ(bionic eye).Çoğunuz hatırlar bu fimlerden robot veya her ne ise sahip olduğu gözlük ya da göz ile çevreye bakar ve göz pc işlemcisi yardımıyla ya da uydu sistemiyle bağlanması gereken noktaya bağlanır ve çevresindeki eşyaların neye yaradığını ya da ne olduğu bilgisine ulaşır.Bu biyonik göz içine devre yerleştirilmiş elektronik bir lensten ibaret.Göze takıldığında nesnelerin üzerine bindirilmiş birtakım değer ve işaretler görülüyor(filmlerden hatırlayınız).Bu yönden birçok avantaj söz konusu olacak gibi.Mesela,askerler bakındıkları çevre hakkında normal gözle gördüklerinden daha fazla bilgi edinebilir,hatta siviller cep telefonlarının ekranını bu lense yansıtabilir olacaklar.Çalışmanın en yaygın uygulamaları bilgisayar oyunları olacak gibi gözüküyor(dünyada bu kadar pc oyunu hastası olduğu düşünülünce kaçınılmaz bir yargı olduğu adeta sırıtıyor). 

Bu projenin sahibi Babak Parviz'in liderliğini üstlendiği abir araştırma grubu.Ayrıca çalışma Şubat ayında IEEE(Uluslararası Elektrik Elektronik Mühendisleri Enstitüsü)'nün Uluslararası Mikro Elektromekanik Sistemler Konferansı'nda tanıtıldı.

Bu yapıtları gördükten sonra daha nelerin yapılıp yapılamayacağını düşünmekten kendimi alamıyorum

FANZİN ler artık soluğu internette alıyor  

fanzin_web_siteleri_İnternet hangi durumlara,hangi fikirlere gebe kalmadı ki şu ana kadar.Neler için onlara bir veri tabanı olarak görev yapmadı ki.Bu zaman internet alemi oldu gitti ve devam ediyor da.Koskocaman alış-veriş merkezlerinin yerini website alış-veriş merkezleri(gittigidiyor,koysepete gibi) aldı.Gazeteler,sinemalar gibi kısaca bilgi paylaşımının ya da ihtiyaç karşılamanın her türlüsü internet alemine halıyı serdi.İşte bu kategorilerden biri de FANZİN.

"Fanatik" ve "Magazin" kelimelerinden türeyen Fanzin blog sitelerinin 70'li 90'lı yıllardaki türü ama dergi olarak.Gerçi dergi demek yanlış.Çünkü onların belli bir sayısı belli bir yayın zamanı yoktu.Canları istediği zaman yazılır ve yayınlanırdı.70'li 90'lı zamanlarda elden dağıtımla birilerinin sesini duyurmak oldukça yaygındı.Yazan şahıs hakkında bir bilgi verilmiyordu.Bir bakıma şahıs kursağındaki her türlü simgeyi hangi konuda olursa olsun yazıyor ve çiziyordu.Fanzinler yazıların yanında şiirler,hikayeler,karikatürler ve resimler gibi çeşitli kategoriler de içeriyor.Ama edebiyat,rock ve heavy metal müzik fanzinleri ağırlıkta.Zaman geçtikçe Fanzinler kaybolmaya yüz tuttu.Aslında kaybolmadı da sadece ulaşmak zorlaştı.Fanzinler daha çok alternatif kültür sanat ürünlerinin bulunduğu mekanlarda,kitapçılarda,dükkanlarda bulunabiliyor.

İşte zaman geçip gidiyor derken Fanzinler de internet alemine kapağı attı.Başlıca Fanzin siteleri;