30 Kasım 2008 12:47 · YaLnIz BlOgCu
· Etiketler
anti fb.com
,
anti gs.com
,
antibjk.com
,
beşiktaş
,
derbi
,
derbi kaliteli ücretsiz tam e
,
derbi kralı
,
fb bjk maaç golleri izle
,
fb- bjk maçının gollerini kaliteli izle
,
fb-bjk karşılaşması
,
fenerbahçe
,
fenerbahçe -beşiktaş
,
çarşı
,
çarşı gurubu
,
çarşı çoştu
,
çarşı.com
fenerbahçe beşiktaş karşılaşmasının gol vidyolarını izlemek isteyen arkadaşlar buyursunlar
21 Kasım 2008 13:35 · YaLnIz BlOgCu
· Etiketler
kajmer
,
sagop
,
sagopa
,
sagopa izle
,
sagopa kajmer
,
sagopa kajmer - maskeli balo
,
sagopa kajmer bütün klipler
,
sagopa kajmer istisnalar kaideyi bozmaz
,
sagopa kajmer kendim için
,
sagopa kamer bütün albümler
,
sagopa oklip online izle
,
sagopa online izle
21 Kasım 2008 13:26 · YaLnIz BlOgCu
· Etiketler
sokam
,
sokam onun tezine
,
sokrates
,
sokrates hakkında
,
sokrates hakkında bilgi
,
sokratesin biyografisi
,
sokratesin hayatı
,
sokratesin üç filitre testi
,
test
,
öss açözümleri
,
üç filitre
,
üç filitre testi
Bir gün bir tanıdık, büyük filozofa rastladı ve dedi ki;
-Arkadaşınla ilgili ne duyduğumu biliyor musun?
-Bir dakika bekle diye cevap verdi Sokrat.
-Bana bir şey söylemeden evvel senin küçük bir testten geçmeni istiyorum. Buna "Üçlü Filtre Testi" deniyor.
-Üçlü Filtre?
-Doğru, diye devam etti Sokrat.
-Benimle arkadaşım hakkında konuşmaya başlamadan önce, bir süre durup
ne söyleyeceğini filtre etmek, iyi bir fikir olabilir.
-Birinci filtre ''Gerçek Filtresi'' Bana birazdan söyleyeceğin şeyin tam anlamıyla gerçek oldugundan eminmisin?
-Hayır, dedi adam '' Aslında bunu sadece duydum ve ....
-Tamam, dedi Sokrat. Öyleyse, sen bunun gerçekten doğru olup olmadığını da bilmiyorsun.
-Şimdi ikinci filtreyi deneyelim, ''İyilik Filtresi'' Arkadaşım hakkında bana
söylemek üzere olduğun şey iyi bir şey mi?
-Hayır, tam tersi...
-Öyleyse, diye devam etti Sokrat. Onun hakkında bana kötü bir şey söylemek istiyorsun ve bunun doğru olduğundan emin değilsin. Fakat yine de testi geçebilirsin, çünkü geriye bir filtre daha kaldı.
-"İşe Yararlılık Filtresi'' Bana arkadaşım hakkında söyleyeceğin şey benim de işime yarar mı?
-Hayır, gercekten değil.
-İyi, diye tamamladı Sokrat. Eğer, bana söyleyeceğin şey doğru değilse, iyi değilse ve işe yarar, faydalı değilse bana niye söyleyesin ki ?
21 Kasım 2008 13:22 · YaLnIz BlOgCu
· Etiketler
ebru
,
ebru gündeş
,
ebru gündeş pornoları
,
ebru gündeş sex
,
ebru gündeşin başına gelenler
,
ebru gündeşin biyografisi
,
ebru gündeşin hayatı
,
ebru gündeşin sex hayatı
,
ebru kimdir
Ebru Gündeş, 12 Ekim 1974 tarihinde İstanbul´da doğdu.Konfeksiyon işçisi olarak çalıştığı yıllarda sesinin güzelliğini duyan bir tanıdık vasıtasıyla Neşe Demirkat´a götürülür. Amaç, Ebru Gündeş´in Allah vergisi güçlü sesini değerlendirmek ve müzik piyasasına kaliteli ve genç bir ses sunmaktır.Neşe Müzik Yapım, o günlerde henüz kurulmadığı için Neşe Demirkat, bu sesi değerlendirmeleri için Marş Müzik Yapım´ın o zamanki yöneticisi Koral Sarıtaş ve ünlü kemani ve besteci Selçuk Tekay´a yönlendirir onu.Gündeş, bu iki önemli müzik adamından da tam not alarak Marş Müzik Yapım´la anlaşır.
Albüm hazırlıklarına başlamadan önce sahne tecrübesi kazanmak ve şöhret dünyasının büyüleyici dünyasına alışabilmek için bir süre Emel Sayın´a vokalistlik yapar. Güzel sanatçı, çok kısa sürede uyum sağlayarak ilk albümünün hazırlıklarına başlar.
Ve 1993 yılında 'Tanrı Misafiri' adlı ilk albümü müzik dünyasına bomba gibi düşer. Selçuk Tekay´ın prodüktörlüğünü, Özkan Turgay´ın aranjörlüğünü yaptığı albümde Gündeş, ilk albümünde milyonluk satış rakamına ulaşır.
Bu albümle birçok ödüle layık görülen Gündeş, 1994 yılından başlayarak Kral TV Video Müzik Ödülleri´nde 'En İyi Kadın TSM Sanatçısı' ödülünü üç yıl boyunca kimseye kaptırmaz.
Ebru Gündeş, ilk albümün ardından hemen ikinci albümün hazırlıklarına başlar ve ertesi yıl 'Tatlı Bela' yayınlanır. Genç sanatçı, 'Tatlı Bela'da bu sefer ağırlıklı olarak slow ve romantik parçalar seslendirir.
'Ben Daha Büyümedim' adlı üçüncü albümü 1995 yılında çıkar.Albüm, 'Fırtınalar' adlı ilk hitiyle ses getirirken Gündeş, 'Ben Daha Büyümedim' ve 'Çok mu Gördünüz' adlı parçalarla eleştirilere sitem eder.Bu albüm, Ebru Gündeş´in müzik hayatında Serdar Ortaç´la olan birlikteliğin de başlangıcı olur.
'Kurtlar Sofrası' adlı dördüncü albümü 1996 tarihinde çıkar. Bu arada oyunculuk tekliflerini de değerlendiren Ebru Gündeş, albümlerinin ismini taşıyan televizyon dizilerinde başrol alır.
İki yıllık bir aranın ardından 1998 yılında 'Sen Allahın Bir Lütfusun' adlı albümü müzik marketlerdeki yerini alır. Albüm, Selçuk Tekay´ın yanında Kerem Ökten´in yönetmenliği ve aranjörlüğünde gerçekleşir. Oniki şarkının yer aldığı albüm, Ebru Gündeş´in kendi tarzını sağlamlaştırdığı bir çizgidedir.
Ebru Gündeş 2000 yılında hayranlarının karşısına yepyeni bir albümle çıktı. 'Dön Ne Olur' adını taşıyan bu albümünün stüdyodaki tanıtımı sırasında , basın mensupları önünde beyin kanaması geçiren Ebru Gündeş, bir süre hastanede kaldıktan sonra, uzun bir süre de dinlenerek hayranlarından uzak kaldı. Ancak hayranları ona olan sevgilerini albümüne yansıttılar ve Ebru Gündeş´in 'Dön Ne Olur' albümü milyon barajını geçerek büyük bir rekora imza attı. Tarık Ağansoy´un düzenlemelerini yaptığı albümde, genç söz yazarı ve bestecilerin de parçaları bulunuyor. Sezgin Büyük, Altan Çetin, Sinan Özşeker, Ertuğrul Polat, Hakkı Yalçın´ın yanısıra Sezen Aksu´nun unutulmaz 'Hata' parçası da albümde yer alıyor. Sanatçının alışılagelen çizgisini sürdürdüğü albümde bir de sürpriz yaptığı 'Deli Deli' isimli çocuk parçası da yer alıyor.
Uzun bir süre dinlenme döneminin ardından, ilk konserini 11 Mart 2000 gecesi Bostancı Gösteri Merkezi´nde veren Ebru Gündeş, konserin tüm gelirini Haydarpaşa Numune Eğitim ve Araştırma Vakfı Hastanesi Reanimasyon Kliniği´ne bağışladı.
21 Kasım 2008 12:44 · YaLnIz BlOgCu
· Etiketler
izle.com
,
izlesene.com
,
maç
,
maç izle
,
maç izleyebilirmiyim
,
türkiye avusturya maç gösterimi
,
türkiye avusturya maç özeti
,
türkiye gol vidyoları
,
türkiye-avusturya maç golleri
,
türkiye-avusturya maç vidyolarını izle
,
yahoo vidyo.com
20 Kasım 2008 15:11 · YaLnIz BlOgCu
· Etiketler
50
,
50 cent
,
50 cent-justin tibberlake ayo technology
,
50 sent
,
50 sent ayo tweknology
,
aaaaaaaaaayo
,
aaaaaaayo teknology
,
ayo
,
ayo technology
,
ayo teknoloci
,
ayo teknoloji
,
cent
,
justin
,
justin timberleke
,
taknoloci
,
timberlek
19 Kasım 2008 14:58 · YaLnIz BlOgCu
· Etiketler
film.com
,
full film izle
,
hız çetesi
,
hız çetesi filmi
,
hız çetesi filmi hakkında bilgi
,
hız çetesi filmi hakkında yorum
,
hız çetesi filmini online izle
,
hız çetesi.com
,
hız çetesini kaliteli iz
,
hız çeyesi filmini full izle
,
takılmadan kaliteli full film izle
19 Kasım 2008 14:58 · YaLnIz BlOgCu
· Etiketler
- zamanın sırrı
,
kişisel gelişim
,
kısa hikayeler
,
zaman yönetimi
,
zamansal kavramlar
,
zamanı durdurabilenler
,
zamanı iyi kullananlar
,
zamanı iyi kullanma
,
zamanın kıymeti
,
zamanın önemi
,
zanam hakkında
Farz edin ki, her sabah hesabiniza 86.400 YTL kredi veren bir
bankaniz var ama bir gunden digerine hic bakiye devretmiyor.
Tutari ne olursa olsun, kullanmadiginiz bakiye miktari her aksam
iptal ediliyor. Boyle bir durumda ne yapardiniz? Tabi ki son kurusuna
kadar cekerdiniz....
Aslinda hepimizin boyle bir bankasi var. Adi ZAMAN Her sabah,
hesabiniza 86.400 saniye kredi veriyor. Her aksam ise iyi seylere
yatirim yapamadiginiz kismini silip, hesabiniza zarar kaydediyor.Hic devretmiyor.
Kredi miktarindan bir kurus fazla kullandirmiyor.
Hergun size yeni bir hesap aciyor. Her aksam gunun bakiyesini
yakiyor. Eger gunluk depozitolarinizi kullanmadiysaniz, bu zarar sizindir.
Geriye donus yok. Yarindan avans cekmek yok.
Bugunu, bugunku depozitonuzla yasamalisiniz. Ona yatirim
yapin ki, size saglik, mutluluk ve basari olarak geri donsun.
Zaman akip gidiyor, gununuzu gun etmeye bakin....
BIR SENE nin kiymetini anlayabilmek icin sinifta kalan bir
ogrenciye sorun.
BIR AY in kiymetini anlayabilmek icin, premature bir bebegi
dunyaya getiren anneye sorun.
BIR HAFTA nin kiymetini anlayabilmek icin, haftalik bir
derginin editorune
sorun.
BIR DAKIKA nin kiymetini anlayabilmek icin, treni henuz
kacirmis bir kisiye sorun.
BIR SANIYE nin kiymetini anlayabilmek icin, bir kazayi kil
payi atlatmis bir kisiye sorun.
Sahip oldugunuz her ani degerlendirin. Daha fazla deger verin.
Cunku onu cok ozel birisiyle, zamaninizi harcamaya degecek kadar ozel
birisiyle paylastiniz.
Sunu unutmayin ki zaman kimseyi beklemez. Dun artik mazi oldu.
Yarin ise muamma, bugun ise avuclarimizin icinde... Bize sunulmus bir
armagandir.
Dostlar nadide mucevherlerdir, suphesiz. Sizi guldurur basari
icin cesaretlendirirler. Size kulak verir, sizinle ovgu sozlerini
paylasir ve herzaman kalplerini size acmaya hazirdirlar,
19 Kasım 2008 14:58 · YaLnIz BlOgCu
· Etiketler
canlı televizyon izle
,
online kalitelitelevizyon izle
,
online tv izle
,
online tv izleme programı
,
televizyon
,
televizyon hakkında sunular
,
televizyon izle
,
televizyon nedir
,
televizyonun tarihi hakkında
,
tv bağımlıları
,
tv bağımlılığı
,
tv hakkında
,
ww
,
www.tv.com
Toplumumuzda her geçen gün yaygınlaşan ve alabildiğine derinleşen bir bağımlılık söz konusu. Ama işin ilginç yanı, hepimizde biraz eksik, biraz fazla var bu hastalık. Dolayısıyla bu test, aslında böyle bir bağımlılığın bizde olup olmadığını değil, hangi seviyede olduğunu gösteren bir test. Yapmanız gereken tek şey, elinize kağıt kalem alıp, aşağıdaki sorulara cesurca cevap vermek olacak:
1- Akşam iş dönüşü eve geldiniz. Yaptığınız ilk iş ne oluyor? Eğer cevabınız "televizyonun düğmesine basmak" ise, kağıdınıza bir "X" işareti koyun.
2- Evde yemeklerinizi yerken genellikle televizyonunuz açık olur mu? Eğer öyleyse bir "X" işareti daha koyun.
3- Arkadaş, komşu veya akraba ziyaretleri için zaman belirlerken televizyonda yayınlanacak olan bir dizi, film veya herhangi bir programın etkisi oluyor mu? Evet ise bir "X" işareti daha.
4- Haftanın herhangi bir günü akşamını rastgele hayal edin. O akşam herhangi bir TV kanalında yayınlanacak olan herhangi bir programı, o programın hangi kanalda ve hangi saatte yayınlanacağını hatırlayabildiniz mi? Hatırladığınız her madde sayısınca kağıdınıza "X" işareti koyun.
5-Televizyonun karşısından ayrıldığınız halde, televizyonu özellikle açık bırakıyorsanız; akşamları acil işlemlerinizi reklam aralarına sarkıtıyorsanız; yanınızda bulunan bir yakınınızla konuşurken ses tonunuzu yükseltiyorsanız ve gözlerinizi mümkün olduğunca televizyondan ayıramıyorsanız; televizyon kumandasını elinizden düşüremiyorsanız, yine her bir madde için birer "X" işareti koyun.
6- Ertesi gün uykusuzluktan şikâyet ediyorsanız, bulunduğunuz ortamlarda bir vesileyle akşam seyrettiğiniz programlar hakkında bir-kaç kelâm etmeye çaba gösteriyorsanız birkaç "X" daha koyun.
En iyisi sorulara burada son verelim. Kağıdınız "X" işaretleriyle dolmadan, yaptığımız testin sonuçlarını kendi kendimize değerlendirelim.
Eğer kağıdınızda en az beş tane X işaretiniz varsa, bilin ki siz bir "bağımlısınız." Tek kelimeyle "Televizyon" bağımlısısınız.
Evet, az veya çok hepimiz bağımlıyız. Her ne kadar tersini iddia etmeye çabalasak da gerçek bu.
Ülkemizde kişi başına günlük televizyon seyretme süresi 4 saate yakın. Bu rakam insanların daha faydalı işler için, hattâ uyumak için dahi yeterli zaman ayıramadığımızın açık göstergesi.
Uzmanlara göre günün uzun bir bölümünü televizyona ayıran bir kişi, tamamen televizyon bağımlısı oluyor. Daha da ilginci, bu bağımlılık insanı herhangi bir konuda bilinçli bir karar veremez hale getiriyor.
Televizyonun bağımlılık yaptığı artık bilimsel yollarla da ispatlandı. Scientific American dergisinin 2002 Şubat sayısında yayınlanan "Television Addiction (Televizyon Bağımlılığı)" başlıklı yazıda, televizyon seyretmenin insan vücudundaki olumsuz etkileri bilimsel verilerle desteklenerek açıklandı.
Peki içimize sinsice yerleşen televizyon bağımlığından kurtulmanın çaresi yok mu? Elbette var. İrademizi devreye koyduktan sonra rahatlıkla kurtulabiliriz. Ancak, gerçekçi olmak gerekirse, irademizi kullanmak çoğu zaman mümkün olmayabiliyor. Olsa bile, uzun süreli olmuyor. Adı üstünde, bağımlılık. Bunu aşabilmek için dış desteğe ve önemli vesilelere de ihtiyaç var.
İşte bu kritik noktayı tespit eden ve televizyon bağımlılığının en zirve noktalarında yer alan Amerika ve Avrupa ülkelerinde 1995 yılından beri, her Nisan ayının son haftası uygulanan bir kampanya var. "Televizyon Kapatma Haftası."
Bu kampanyanın temel amacı insanların yılda bir hafta için de olsa televizyon karşısında harcadıkları zamanı azaltmak ve insanların zihnine daha faydalı şeyler yapabilecekleri anlayışını yerleştirebilmek. Bu haftayı düzenleyenler ve destek verenler, insanlara şu mesajı aktarıyorlar: "Sadece bir haftalığına televizyonunu kapat; sonra gör bak neler olacak!"
"Televizyonun düğmesini kapat, hayatın düğmesini aç!"
Kısacası, "Hayatın düğmesini açmak" parmaklarımızın ucunda.
Not: Bu alışkanlığı yok yederken, sizden ricam alternatif arayışlardan biri olan bilgisayar bağımlılığına yakalanmayın lütfen. Kendinize kitap okuma, ailenizle konuşma, dışarıya çıkıp farklı şeyler yapma gibi konularda uğraşılar bulun.
Son bir senedir bu alışkanlığımdan kurtulmuş bulunmaktayım.Televizyonda sadece Komedi dükkanı,Avrupa yakası,özel maçlar ve bazı belgesellerle, sevdiğim tarz filmlerden başka birşey seyretmiyorum. Bu bana ailemle daha fazla zaman geçirme fırsatı, daha çok kitap okuma, daha geniş kendime zaman ayırma olanağı sağlamış bulunmaktadır. Başlarda zor gelebilir ama ondan sonra gerçekten çok müthiş bir deneyim, mutluluk yaşayacağınızı garanti ederim.